“Yeni ÖSS Modeli” Görüşünü YÖK’e Gönderdi

YÖK, üniversiteye giriş sisteminde yapacağı değişiklikle ilgili sivil toplum örgütlerinden görüş ve öneriler almaya devam ederken, BES, YÖK‘e öneri raporunu bugün sundu. BES tarafından hazırlanan görüş raporunda, mevcut sistemin dershane zorunluluğunu ortadan kaldırmadığına işaret edilirken, “ÖSS sınav sisteminde ‘evet’ ve ‘hayır’a yer var, ‘gri tonlara ‘belki’ ve ‘olabilir’ gibi kavramlara yer olmadığı için gerici ve sakıncalı bulunmaktadır” ifadesine yer verildi. ÖSS sınav sisteminin öğrencileri dershane kapılarında “perişan” hale getirdiği savunulan raporda, sistemin dershanelere hizmet ettiği belirtildi. ÖSS‘nin hayatın her sahasında gençlerin kaderine hükmettiği ifade edilen raporda şöyle denildi:

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan müfredat ve YÖK tarafından yapılan ÖSS reformları, ÖSS sınav sisteminin değişmemesi durumunda hiçbir anlamı olmayacaktır. Mevcut ÖSS sistemi, ezberci sistem ve ikili mantığın katı ve dar anlayışını tek kriter haline getirerek özgür ve bağımsız düşünebilme yetisi açısından öğrencilerimizin kötü kaderi haline getirilmiştir. Çocuklarımızı ÖSS endeksli yaşam tarzından kurtarmamız ve yaratıcılığı, üretimi, niteliği esas alan bir ölçme ve değerlendirme sistemiyle muhatap kılmamız gerekmektedir. Öğrencinin okul başarısı ve notları liseye ve üniversiteye girişte esas haline getirilmelidir. Ülkemizdeki eğitim bileşenleri dikkatlice incelenirse, bunun dışında eğitimi dershanelere bağımlı kılmaktan kurtarabilecek bir çıkış yolu mümkün görünmemektedir. Sistem, mesleki eğitimdeki çarpıklığı değiştirmekten uzaktır. Yeni sistemde, meslek lisesi öğrencileri bölümleriyle ilgili üniversite tercihi yaparsa, farklı katsayı uygulamasıyla karşılaşmamalı. Elektrik bölümünde okuyan öğrenci, elektrik mühendisliğinde okuyabilmelidir.”

-“SORUNLARA İDEOLOJİK YAKLAŞILMAMALI”-

BES tarafından YÖK‘e sunulan görüş raporunda, sınav merkezli eğitim sisteminin, öğrencileri okuldan uzaklaştırdığı kaydedilerek, okulların kapanmasına birkaç aylık süre kala öğrencilerin kalan zamanlarını evde ya da dershanede çalışarak değerlendirdiğine dikkat çekildi. Raporda, “SBS ve ÖSS eğitim sistemini çökertmektedir. Sınav merkezli eğitim sistemi, öğrencileri okuldan uzaklaştırmakta ve dershanelere yönlendirmektedir. Sınav merkezli eğitim sistemi aynı zamanda çocuklarımızda yaratıcı ve eleştirel düşünme ile geneli kavrama ve yorumlama becerisini de kaybettirmiştir. Aksine, alınan sahte doktor raporları yüzünden çocuklarımız, son yıllarda önemi daha bir vurgulanan etik gelişim sürecinde de zarar görmektedir. Eğitim sorunlarına ideolojik olarak yaklaşılmamalıdır” denildi. Eğitimin sorunlarına pedagojik bakma kültürünün geliştirilmesi gerektiği kaydedilen raporda, üniversitelerdeki akademik ve idari personelin sorunlarının da masaya yatırılması gerektiği söylenildi.

-“BİLİM VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI KURULMALI”-

BES, raporunda eğitim sistemi ve ÖSS sisteminin günün ve bilimin gerçekleri doğrultusunda işletilmesi gerektiğini kaydederken, ÖSS sisteminin ülke gerçekleri ve halkın talepleri doğrultusunda değiştirilmesinin gerekliliğine değindi. Raporda, Eğitim ve Teknoloji Bakanlığı kurulması gerektiği ifade edilerek şöyle denildi:

“Türk eğitim sistemi ‘otoriter, yasakçı, baskıcı anlayıştan’ besleniyor. Üniversitelerimiz, hocalarımız, idari personelimiz ve öğrencilerimiz 12 Eylül askeri rejiminin bir ürünü olan YÖK cenderesi altındadır. YÖK, son derece merkezi ve otoriter bir anlayışla yönetilmektedir. Üniversitelere idari ve bilimsel özerklik tanınmalı, yeniden yapılandırılmalıdır. Bu da 20 küsur yıldır üniversitelerin üzerine bir karabasan gibi çöken YÖK‘ün ortadan kaldırılması ile mümkün olabilir. YÖK üniversiteleri temsil edemez konuma gelmiştir. YÖK‘ün yerine, Eğitim ve Teknoloji Bakanlığının kurulması gerekmektedir. Eğitim sistemini Türkiye’ye daha yararlı ve daha verimli hale getirebilmek için, YÖK‘ün yerine Bilim ve Teknoloji Bakanlığı kurularak, TÜBİTAK ve üniversiteler de bu bakanlığa bağlanmalıdır.”

-“NİTELİKLİ EĞİTİME ÖNEM VERİLMELİDİR”-

Üniversitelerdeki eğitim sisteminin niteliksiz ve verimsiz olduğu iddia edilen raporda eğitim sisteminin plansız, öğütücü ve dışlayıcı olduğu savunuldu. Eğitim sisteminin işlevsel olmadığı gibi yaşamdan kopuk olduğu kaydedilen raporda, nitelikli eğitime önem verilmesi gerektiğinin altı çizildi. Öğrencilerin 10, 11 ve 12’nci sınıf sonlarında olgunluk sınavlarına girdikten sonra ÖSS‘ye girmesi önerisinde bulunulan raporda, “Sınavlarda, beden eğitimi, müzik, resim dersleri hariç, işlenen tüm derslerden sorular çıkmalıdır. Meslek lisesi öğrencileri kendi okudukları alanla ilgili nitelikli sorular çözerek, diğer lise öğrencileriyle eşitlenecek. Olgunluk sınavlarında alınan puanların ortalaması çıkartılmalıdır. Bu puanın yüzde 25’i ÖSS puanına eklenmeli, böylece sistem şimdiki uygulamadan hem daha adil, hem daha sağlıklı işleyen bir sistem olmalıdır. Öte yandan, sınava giren öğrencinin kendi okuduğu bölümü ve alan dersleriyle ilgili sorularla karşılaşmalıdır” önerisinde bulunuldu.

Raporda, eğitime ayrılan bütçenin artırılması gerektiği belirtildi. (ANKA)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: