Yulaf Ezmesi ve Faydaları

Yulaf, bilimsel adı Avena sativa olan bir tam tahıl. Genellikle Kuzey Amerika ve Avrupa’da yetişiyor.

Yulaf ezmesi iyi bir diyet lifi ve beta-glukan kaynağı olmasının yanı sıra vitamin, mineral ve anti-oksidanlar açısından da zengin.

Yulaf ezmesi, avenanthramide adı verilen kalp hastalığına karşı koruyucu etkisi olduğuna inanılan bir grup anti-oksidanın tek bilinen kaynağı.

Kan şekerini ve kolesterol seviyesini düşürmek gibi sağlığa faydalı etkileri nedeniyle yulaf son zamanlarda çok ilgi çekiyor.

Yulaf genellikle ezme halinde satılıyor ve buna benziyor:

tahta-kasikta-yulaf

Hızlı yulaf ezmesi çok daha ince bir halde eziliyor ve suyu çok hızlı absorbe ediyor ve böylece çok hızlı pişiyor.

Yulaf kepeği ise (yulafın lif açısından zengin dış kabuğu) genellikle müsli veya ekmek içinde ayrı bir kahvaltılık olarak tüketiliyor.

Besin Değerleri

Yulafın iyi dengelenmiş bir besin yapısı var.

Kuru halde (suyu saymazsak), yulafın %62’si karbonhidrat, %19’u kaliteli protein, %7,5’u yağ ve %12’si diyet lifinden oluşuyor.

Aşağıdaki tabloda yulafın tam besin değerlerini görüyorsunuz

Karbonhidratlar

Karbonhidratlar, yulafın %66’sını oluşturuyor.

Yulaftaki şeker miktarı çok düşük ve şeker oranı sadece %1.

Yulaftaki karbonhidratların %10’u diyet lifi ve %85’i ise nişastadan meydana geliyor.

Nişasta

Nişasta uzun zincirli glikoz moleküllerinden meydana geliyor ve yulafın büyük bir bölümünü oluşturuyor.

Yulafta bulunan nişasta diğer tahıllardakine göre biraz daha farklı. Yağ oranı fazla olduğu için suya bağlanma miktarı da daha fazla .

Sindirilmesine göre yulaftaki nişastalar 3’e ayrılıyor . Bunlar:

  • Hızlı sindirilen nişasta (%7), bunlar hızlı bir şekilde sindirilip glikoz haline geliyor.
  • Yavaş sindirilen nişasta (%22), bunlar biraz daha yavaş sindiriliyor.
  • Dirençli nişasta (%25), bu çeşit nişasta aynen diyet lifi etkisi gösteriyor. Sindirimden kaçıyor ve bağırsakta kalarak dost bakterileri besliyor.

Diyet Lifi

yulaf-cuvaliYulafın yaklaşık %12’si diyet lifinden oluşuyor. Yulaftaki liflerin büyük bir çoğunluğu suda çözünebilen ve beta-glukan adı verilen lifler.

Yulaf aynı zamanda suda çözünmeyen, lignin, seluloz ve hemiseluloz gibi lifleri de barındırıyor.

Yulaf, diğer tüm tahıllardan daha çok suda çözünen lif içeriyor ve böylece sindirimi yavaşlatıp, iştahın azalmasına ve daha fazla tokluk hissedilmesine neden oluyor

Beta-glukan lifler suyla birleşince az miktarda bile olsalar jele benzer bir madde oluşturuyorlar.

İşlenmemiş ham yulafta beta-glukan oranı %2,3-8,5 civarında değişiyor ve beta-glukan genellikle kepekte bulunuyor .

Beta-glukanların kolesterol seviyesini düşürdüğü ve safra asitlerini temizlediği biliniyor. Ayrıca karbonhidrat zengini bir yemekten sonra kan şekerini ve insülin seviyesini düşürdüğüne inanılıyor .

Beta-glukanların günlük tüketiminin kolesterolü, özellikle de LDL (kötü) kolesterolü düşürdüğü biliniyor ve bu da kalp hastalığı riskini azaltabilir.

Protein

Yulafın yaklaşık %11-17’si kaliteli proteinden meydana geliyor ve bu oran diğer tahılların çoğundan daha fazla (22).

elde-yulaf

Yulafta bulunan proteinin %80’si avenalin ve bu protein diğer tahıllarda bulunmayıp, daha çok bakla proteinlerine benziyor.

Yulafta az miktarda bulunan bir başka protein ise avenin Bu protein glutenle ilişkili. Ama ne var ki saf yulaf, gluten intoleransı olanların büyük bir çoğunluğu için sorun yaratmıyor.

Yağ

Yulaf, diğer tüm tahıllardan daha fazla yağ içeriyor (%5-9). Yulaftaki yağların büyük bir kısmı doymamış yağ asitlerinden meydana geliyor.

Vitamin ve Mineraller

Yulaf vitamin ve mineral açısından çok zengin. En çok bulunanlar:

  • Manganez: Genel olarak tam tahıllarda bulunan bu eser mineral gelişim, büyüme ve metabolizma için önemli .
  • Fosfor: Kemik sağlığı için ve doku bakımı için önemli bir mineral.
  • Bakır: Batı diyetinde genellikle eksik alınan anti-oksidan bir mineral. Kalp sağlığı için önemli.
  • B1 vitamini: B1 vitamini tahıl, fasulye ve et gibi pek çok gıdada bulunuyor.
  • Demir: Oksijenin kanda taşınmasını sağlayan hemoglobin proteinin bir parçası olan demir, insan diyetinin kesinlikle esansiyel bir parçası.
  • Selenyum: Anti-oksidan ve vücuttaki çeşitli işlemler için önemli. Düşük selenyum seviyesi erken ölümle, bağışıklık sisteminin ve zihinsel fonksiyonun zayıflamasıyla bağlantılı .
  • Magnezyum: Genellikle eksik alınan magnezyum, vücuttaki çeşitli işlemler için önemli (29).
  • Çinko: Genel sağlık için önemli olan ve vücuttaki pek çok kimyasal reaksiyonda rol alan bir mineral (30).

Fitobesinler

kasede-yulafYulaf sağlığa pek çok faydası olan anti-oksidanlar açısından çok zengin.

Yulaftaki temel fitobresinler:

  • Avenathramide: Sadece yulafta bulunan avenathramideler bir grup anti-oksidan. Damar inflamasyonunu azaltabilir ve kan basıncını (tansiyon) düzenleyebilirler.
  • Ferülik Asit: Yulafta ve diğer tahıllarda en çok bulunan folifenol anti-oksidan.
  • Fitik Asit: En çok yulafın kepeğinde bulunan fitik asit, demir ve çinko da dahil çeşitli minerallerin absorbe edilmesini engelleyebilir.

Yulafın Faydaları

Araştırmalar tekrar ve tekrar yulafın kolesterol seviyesini düşürebildiğini ve bunun da kalp hastalığı riskini azalttığını gösteriyor.

kadin-yulaf-yiyor

Yulafın tansiyonu düşürdüğü, şişmanlık ve şeker hastalığı riskini de düşürdüğüne inanılıyor.

.

Kolesterol seviyesi, özellikle de oksitlenmiş LDL kolesterol, kalp hastalığı için çok önemli bir risk faktörü.

Bir dizi araştırma içerdiği beta-glukan sayesinde yulaf ve yulaf kepeğinin kolesterol seviyesini azalttığını gösteriyor

Yulafın kolesterol etkisinin iki mekanizmaya bağlı olduğuna inanılıyor

Birinci mekanizma, beta-glukan sindirim sisteminde bulunanların yapışkanlığını artırdığı için yağ ve kolesterolün de absorbe edilmesini yavaşlatıyor (56).

İkinci mekanizma ise, beta-glukan karaciğer tarafından sindirime yardımcı olması için üretilen kolesterol zengini safra asitlerine bağırsakta yapışıyor. Ve sonra onları sindirim sisteminden dışarı çıkarıp vücuttan atılmasını sağlıyor.

Normalde safra asitleri sindirim sisteminde geri dönüşüme uğruyor ama beta-glukan bu geri dönüşümü durdurup, kolesterol seviyesinin azalmasını sağlıyor

Otoriterler “günde en az 3 gram beta-glukanın kalp hastalığı riskini azaltacağı” iddiasını onaylıyor (58).

Yulaf ve Şeker Hastalığı

Diyabet hastalığına yakalananların sayısı son yıllarda büyük bir artış gösterdi.

Tip 2 Diyabet hastalığı (şeker hastalığı), hücrelerin insüline direnç kazanması veya insülin üretilmemesi nedeniyle kan şekerinin sürekli yüksek kalması olarak ifade ediliyor.

Yulafta bulunan ve suda çözünen beta-glukanın etkileri, şeker hastaları üzerinde test edildi ve kan şekeri kontrolünde çok faydalı olduğu görüldü (59, 60).

Az miktarda beta-glukan karbonhidrat zengini bir yemekten sonra hem glikozu hem de insülin cevabını kontrol edebiliyor (61, 62, 63).

İnsülin direnci yüksek, tip 2 şeker hastalarında, 4 hafta boyunca yulaf içeren bir beslenme, kan şekerini dengelemek için ihtiyaç duyulan insülin miktarını tam %40 azaltabiliyor (64).

Araştırmalara göre beta-glukanlar insülin hassasiyetini artırıyor ve böylece tip 2 diyabet hastalığını yavaşlatabiliyor veya engelleyebiliyor (65, 66, 67, 68). Ama yeni bir inceleme bu konuda delillerin tatmin edici olmadığı söylüyor (54).

Haşlanmış yulaf ezmesi az miktarda glikoz ve insülin cevabı yaratırken, eğer yulaf pişirilmeden önce un haline getirilirse cevap önemli oranda artıyor (69, 70, 71).

bir-avuc-yulaf

Yulaf ve Tokluk Hissi

Tokluk hissi enerji dengesinde önemli bir rol oynuyor. Bizim yemek yemeye son vermemizi ve açlık hissedene kadar tekrar yemememizi sağlıyor (72).

Tokluk hissi sinyallerinin bozulması şişmanlık ve şeker hastalığıyla bağlantılı (73, 74).

38 gıdanın verdiği tokluk hissinin ölçüldüğü bir araştırmada haşlanmış yulaf 3. sırada geldi ve kahvaltı gıdaları içinde ise 1. sıradaydı (75).

Beta-glukan gibi suda çözünen lifler midenin boşalmasını yavaşlatıp, tokluk hormonlarının salgılanmasını teşvik ederek tokluk hissi yaratabilir (76, 77, 78).

İnsanlar üzerinde yapılan deneyler gösteriyor ki beta-glukan açısından zengin olan yulaf diğer diyet liflerine ve kahvaltı yemeklerine kıyasla tokluğu artırıp, iştahı azaltıyor (13, 14, 79, 80).

Toklul hissi yaratmalarının yanı sıra, haşlanmış olarak yendiği zaman yulafın kalori yoğunluğu çok düşük. Bol miktarda diyet lifi, vitamin ve mineral içeriyor ve harika bir diyet yemeği.

Yulaf ve Glutensiz Beslenme

Glutensiz beslenme, gluten hassasiyeti olan veya çölyak hastaları için tek seçenek. Yulaf gluten içermiyor ama ona benzer bir protein, avenin, içeriyor.

Çalışmalar gösteriyor ki çölyak hastalarının büyük bir çoğunluğu sorun yaşamadan çok miktarda yulaf yiyebiliyor.

Yulaf, mineral ve diyet lifi alımını artırarak, glutensiz diyetlerin besin alımını artırıyor ve bu yüzden glutensiz beslenen kişiler yulaf yiyor .

Glutensiz diyet sırasında yulaf yerken yaşayabileceğiniz tek sorun yulafın içine bazen diğer tahılların karışması çünkü yulaf da genellikle diğer tahıllarla aynı yerlerde hazırlanıp satışa sunuluyor.

O yüzden çölyak hastalarının saf veya üzerinde glutensiz yazan yulafları tercih etmeleri önemli.

Yulafın Diğer Faydaları

kadin-yulafa-sut-dokuyorYulaf, kanser araştırmaları gibi diğer alanlarda da yoğun bir şekilde araştırılıyor ama bu araştırmalar henüz başlangıç aşamasında.

Yulafın kayda değer birkaç faydası daha var.

Mesela 6 aylık olana kadar küçük çocuklara yulaf yedirilmesi, daha düşük çocukluk dönemi astımına yakalanma ihtimaliyle bağlantılı.

Birkaç araştırma yulafın bağışıklık sistemini güçlendirebileceğini ve vücudun bakterilere, virüs, mantar ve parazitlere karşı mücadele gücünü artırabileceğini gösteriyor

Yaşlılarda, yulaf kepeği tüketmek kendini iyi hissetmeyi sağlayıp, laksatif ihtiyacını azaltabiliyor (93, 94, 95).

Yulafın Zararları

Yulaf genellikle iyi tolere edilir ve herhangi bir yan etkisi görülmez.

Avenin hassasiyeti olan bireyler, gluten intoleransına benzer bazı yan etkiler görebilirler ve o yüzden yulaftan uzak durmaları gerekir.

Yulaf bazen buğday gibi diğer tahıllarla karışmış olabilir ve bu yüzden çölyak hastaları veya gluten hassasiyeti olan kişiler tarafın tüketilince sorun yaratır (89, 90).

Daha önce söylediğim gibi çölyak hastaları veya gluten hassasiyeti olanlar başka tahılların karışmadığı, glutensiz olduğu üzerinde yazan yulaf ürünlerini tercih etmeli.

Düşük göz kapağı makyacı nasıl olmalı

DÜŞÜK GÖZ KAPAĞI

Göz kapakları gözün renkli kısmını örter ve bu kişinin olduğundan daha yaşlı ve üzgün görünmesine neden olur. Bu gibi gözlerde göz kapaklarını daha belirsiz hale getirip, gözü ön plana çıkarıcı işlem yapılmalıdır.

1) Mat ve koyu renk astar far uygulanır.

2) Orta koyulukta mat bir gölge farla göz pınarından, kaşın orta bölümüne doğru çıkarılır.

3) Far kirpik üstlerinde iyice açılır ve yukarı çıktıkça koyulaşır.

4) Genellikle kalem uygulanmaz ya da çok ince uygulanır.

5) Altta göz ucundan yukarı doğru hafif gölge yapılır.

6) Sadece üst kirpikler boyanır.

Göz kalemi gözün içine sürülmeyecek  sadece rimel ve eyeliner ya da yukarı kirpiklerinin dibine kalem eyeliner çekin.

Göz kalemini sürerken gözlerinizi kapayın ve uçtan diplere çekin kalemi böylece hem alta hem üste sürülüyor ve eyeliner gibi duruyor oluyor kirpikler daha sık görünüyor

Kemik suyunun yararları ve hazırlanması

1-Bağırsak geçirgenliğini azaltır.
(Kemik suyundaki jelatin sızıntılı bağırsağı iyileştirir.Sindirim sistemi mukazasına ve besinlerin sindirilmesine yardımcı olur.Yeterince parçalanmamış proteinlerin kana geçmesini engellemiş olur )
2-Kemik oluşumu, büyümesi ve tamiratını destekler.
(İçeriğindeki kalsiyum,mağnezyum ve fosfor ile)
3-Enflamasyonlarla savaşır.
(İçeriğindeki anti enflamatuar amino asitler,glisin ve proline çok yüksektir.)
4-Grip ve benzeri soğuk algınlığı enfeksiyonlarıyla savaşır.
5-Eklem ağrısı ve iltihabı(enflamatuarı ) önler.
(İçeriğindeki glukozamin,kollajen dokuların artmasını büyümesini teşvik eder.)
6-Cilt, saç ve tırnak sağlığını da mükemmelleştirir.
(Kemik suyu içerisindeki kollajen ve jelatin saç büyümesini destekler. Saç tellerini ve deriyi canlandırır.)
7-Ucuza mal olur.
(Kilosu 4 tl. hatta kasabınızdan ücretsiz alabilirsiniz)
8-Mineral takviyesi almaktan daha doğal,etkin ve ucuzdur.
9-Uykuyu düzene sokar ve zihni sakinleştirir.
(Kemik suyu içerisinde bulunan bir amino asit olan glisin sayesinde yapar.)
10-Kolay hazırlanır ve yemeklere lezzet verir.

KEMİK SUYUNUN HAZIRLANMASI

1- 5 lt lik düdüklü tencereye ,1.5 kg kuzu kemiği ve 4 litre su konulur.
2- ½ çay bardağı elma sirkesi ilave edilir.
3-İstenirse 500gr ette ilave edilebilir.
4-Hoş kokulu olması ve de ağır kokusunu alması için içerisine kereviz sapından iki dal yada yumrusundan ufak bir parça konulur.
5-Kef dediğimiz su yüzeyindeki pıhtılar kevkirle temizlenir. Daha iyi bir yöntem 1-2 dk. kaynadıktan sonra bu suyunu dökerek ve bir kaç kez soğuk suyla yıkıyarak giderebilirsiniz.Bu işlemi yapmazsanız,,kemik suyunun tadı ve kokusu ağır olur. (kemik üzerindeki kanların sıcakla suya geçmesi ve pıhtılaşması sonucu oluşur.) Temizleme işlemi yaptığınız kemik sularıyla yapılan çorbaları, çocuklarınız büyük bir zevkle içecektir.Defne yapraklarından 4-8 adt.ilave yapabilirsiniz.
6-Düdüklü subabı kalkmaya başlayınca küçük ocağa alınır ve altı en düşüğü getirilir.Yaklaşık 4 saat yayaş yavaş kaynatılır.Köylerde odun ateşinde ya da evlerde açık tencerede yine kısık ateşte pişirme süresi 10-15 saattir.
7-Sonrasında soğumaya burakılır.Ve içerisine 1 çay kaşığı kaya tuzu karıştırılır.Et koyduysanız onlar seçilir ve ayrılır. Süzgeçle süzerek kemikleri köpeklere vermek üzere kaldırılır..
8-Kemik suyunu buzdolabına koyunuz yada içinden bir kısmını hemen kullanmaya başlıyabilirsiniz.6-12 saat sonra katılaşacaktır.Dolaptan çıkarıp, öğün miktarına göre poşetlere doldurup derin dondurucuda saklayınız.Yemek yapacağınızda poşetleri çıkarıp yemeklerin içerisine koyunuz.
Sebze yemeklerinin hepsine,tüm çorbalarınıza ve de pilavınıza rahatlıkla karıştırabilirsiniz.Yada özel çorbasını yapabilirsiniz. Yemeğin su isteme oranına ve kişi sayısına göre 2-8 çorba kaşığı kemik suyu ilavesi katabilirsiniz. Hatta çorbalarınızı saf kemik suyu ile yapabilirsiniz.
Yemekleriniz hem çok sağlıklı hem de her zamankinden daha lezzetli olduğunu göreceksiniz.

İnstagram’a bilgisayardan nasıl fotoğraf yüklenir

instagram-a-bilgisayardan-fotograf-yuklemenin-yolu-114361-5[1]Popüler paylaşım uygulamalarından biri olan instagram’a, mobil haricinde fotograf veya video yükleme işlemi gerçekleşmiyor. Bilgisayarınıza yükleyeceğiniz bir programla artık bu engelden kurtulabilirsiniz.

Sadece mobilden yapılan yükle
eyi kabul eden ınstagram’a artık bilgisayardan da yükleme yapabileceksiniz. Tek yapmanız gereken ise Gramblr isimli programı bilgisayarınıza kurmak.

Peki, bu program nasıl kullanılır?

Bu program ile fotoğraflarınızı bilgisayarınızdan birkaç adımla instagram’a yükleyebilirsiniz. Uygulamayı kurduktan sonra Gramblr ile Instagram hesabınızı eşleştirmeniz gerekiyor. Daha sonrasında ise bilgisayarınızdan Instagram üzerinde paylaşmak istediğiniz fotoğrafı uygulamada gösterilen alana sürükleyip bırakarak fotoğrafı uygulamaya yüklüyorsunuz. Fotoğrafı yükledikten sonra ise istediğiniz filtreyi seçebilirsiniz. Fotoğrafınıza başlık ekledikten sonra çekilen görüntüyü isterseniz hemen, isterseniz “başka bir zaman” seçeneğini kullanarak ileri bir zamanda paylaşmak mümkün.

Açık Öğretim Lisesi Sistemi Hakkında Genel Bilgiler

Arkadaşlar, öncelikle yeni kayıt olan öğrencilere hoşgeldiniz diyeyim.

Açık Öğretim Lisesi hakkında resmi web sitesinde sınırlı ve yeni başlayanların anlamasından uzak bilgiler var ve öğrencilerin kafası karışabiliyor.

Açık Öğretim Lisesi nedir ne değildir, dersler nasıl seçilir anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle eğitim herkes için 4 yıllıktır. 2005 itibariyle liselerin 4 yıla çıkarılmasıyla önce örgün liselerde, 2008-2009 itibariyle de Açık Öğretim Lisesi’nde eğitim tamamen 4 yıla çıkarılmıştır. Dolayısıyla eskiden Açık Lise’de veya örgün okullarda 3 yıllık okuyan bir öğrenci Açık Lise’de 4 yıllık sisteme tabi olacaktır.

Açık Öğretim Lisesi 2009-2010 eğitim yılına kadar normal liseler gibi 4 senede bitirilebilirken, bakanlığın o dönem çıkardığı bir yönetmelikle Ocak ve Mayıs sınavına ek olarak 3. bir sınav yapılmaya başlanmış ve Temmuz ayında yapılan bu sınavlarla birlikte, yeni başlayan bir öğrenciye liseyi 2.5 yılda bitirebilme şansı doğmuştur.

Açık Öğretim Lisesi’nde yılda 3 sınav yapılıyor ve bu sınavlar sırasıyla, Ocak, Mayıs ve Temmuz ayında yapılıyor. (Yalnız 3. dönem yani Temmuz sınavına bakanlığın kararıyla sadece 17 yaş ve üstü öğrenciler katılabiliyor)

Liselerde eğitim öğretim 2 tür yapılır. Ders geçmeli olan ”sınıflı” sistem ve belli bir toplam krediye ulaşılması gereken ve dönemlik okunan ”kredili” sistem. Açık Öğretim Lisesi, ikinci yazdığıma yani kredili sisteme tabi olduğu için, sınıf kavramı yoktur. Dönem olarak okunur. Dolayısıyla, ”ben kaçıncı sınıfım” olayı yoktur. Örneğin ”ben lise 2 okuyorum değil”, ”ben 5. dönemdeyim” demek daha doğrudur..

Açık Öğretim Lisesi’nde müfredat yani ders programı olarak örgün liselerle aynı derslerin döneme yayılmış hali vardır. Örneğin örgün bir lisede lise 1 Matematik dersi AÖL’de, Matematik 1 ve Matematik 2 olarak ”2” döneme ayrılır. Yani örgün liselerdeki sınıfların Açık Lise’deki karşılıkları şöyledir;

Lise 1: AÖL: 1. ve 2. dönem
Lise 2: AÖL: 3. ve 4. dönem
Lise 3: AÖL: 5 ve 6. dönem
Lise 4: AÖL: 7. ve 8. dönem

2010-2011 eğitim öğretim döneminden itibaren MEB liselerde ”alan” uygulamasını kaldırdı. Dolayısıyla AÖL’de de alanlar kalkmış oldu. Ancak şuan yeni öğrenciler için bu durum ve kademeli olarak tüm öğrenciler alansız okuyacak ve ”Sosyal Bilimler, Türkçe Matematik” gibi alanlar tarihe karışacak. Yalnız şuan sadece ”İlkokul diplomasıyla ilk defa Açık Lise’ye kaydolanlar ile örgün bir lisede lise 1’den tasdikname alıp AÖL’ye kaydolanlar alansız okuyacak”. Bunlar dışında diyelim yıllar önce lise 2’de alanlı olarak okuyan bir öğrenci için alan uygulaması devam edecek. Şuan yeni kayıtların tümünde sistemde ”alansız” yazar. Ancak yukarıda yazdığım şartlara göre alanlı okuması gerekenler önümüzdeki günlerde alan seçecekken. Şartları alansız olarak okumaya müsait kişiler mezun oluncaya kadar ”alansız” ibaresi ile okuyacak..

AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ’NDEN MEZUN OLMAK İÇİN;

Toplam Dönemin: en az 8 ve üzeri,
Toplam Kredinin: 192 ve üzeri,
Alan Kredisinin (alanlı okuyanlar için): 80 ve üzeri olması gerekir. Bunların öğrencilik durumlarına göre dağılımı şöyle;

Alanlılar için: 112 kredi ”ortak”, 80 kredi ise ”alan” kredisi olması,
Alansızlar için: 120 kredi ”ortak”, 72 kredi ise ”seçmeli” derslerden tamamlanması gerekiyor.Tabi bunlar mezun olmak için gerekli kredilerin alt limiti, daha fazla bir kredi ile de mezun olabilirsiniz.

KAYIT YENİLEME NE DEMEKTİR?

Açık lisede öğretim dönemliktir. Dolayısıyla her sene 3 dönem ayrı ayrı kayıt yenilemek gerekir. Bir öğrenci 1 dönem kayıt yenilemezse “donuk”, 2 dönem üst üste kayıt yenilemezse “silik” öğrenci durumuna düşer. Bu öğrenciler kayıt yenilemedikleri için ders seçemez ve sınavlara giremez. Bu yüzden ilk defa kayıt olan bir öğrenci, AÖL web sitesinde “iş takviminde” duyurulan “kayıt yenileme” tarihlerinde kaydını yenileyip, ders seçimi yapmak zorundadır. Kayıt yenilemeler, bankaya ücreti yatırdıktan sonra bulunduğunuz semtteki görevli düz lisede yapılmaktadır.

ZORUNLU DERSLER NEDİR? MEZUN OLMAK İÇİN BUNLARI GEÇMEM Mİ GEREKİYOR?

Zorunlu dersler, “AÖL öğrenci girişi”nde sol köşede bulunan “zorunlu dersler” butonunda görünen derslerdir. Bu dersler adı üzerinde, öğrencinin mezun olmak için sınavına girip, başarması veya muaf olup zorunluluğundan kurtulması gereken dersleridir. Bir öğrenci, bu kısımda bulunan tüm dersleri dönem dönem seçip, geçebildiğini geçmeli, geçemediklerini de 3 kez sınavına girip muaf olmalıdır. Bu dersler seçilmeden veya bu kısımda 1 ders bile kalınca toplam krediler 500 bile olsa öğrenci mezun olamıyor. Bu yüzden, öğrenciler ilk önce öğrenci girişinde bulunan “zorunlu dersler” kısmına odaklanıp, ders seçimlerini bu dersler arasından seçmelidirler. Alanlı öğrenciler için zorunlu dersler kısmında “alan” dersleri de görünür. Bu öğrenciler bu dersleri de alan kredisi biriktirmek için seçmelidirler. Alan dersleri, ortak derslerin aksine 1 sınavda da kalınsa “muaf” derslere eklenir. Ve artık başarılma zorunluluğu ortadan kalkar.

MUAF OLMAK NEDİR?

Açık Öğretim Lisesi’nde sınavına girilen bir ders başarılamadıysa, ertesi dönem tekrar seçilip yine sınava girilmelidir. Ancak bir türlü başarılamıyorsa 3. kez girildikten sonra o ders ”muaf” olur. Artık ders seçme dönemlerinde o dersi seçme zorunluluğu kalkar. Tabi muaf derslerin kredisi alınmış olmaz. Örneğin Geometri ve Matematik gibi sayısal dersleri başaramayanlar için muaf olmak imdada yetişir. Yalnız istisna olarak Dil ve Anlatım dersinin 1-8 arası tüm dersleri ”kesin geçilmelidir ve 3 kez kalınsa da muaf olunulamaz.”

ÖRGÜN LİSEDE OKUYUP AYRILANLARIN GEÇTİĞİ SINIFLAR NE OLACAK?

Açık Öğretim Lisesi’ne örgün bir liseden ayrılıp tasdiknamesi ile gelen bir öğrenci, örneğin lise 1’den ayrılıp geldiyse, lise 1’in geçtiği tüm dersleri AÖL sistemine göre krediye çevrilip eksiksiz sisteme yansıtılır. Ve lise 1’de hiçbir derse sorumluğa kalmadan geçen ve lise 2’ye hiç başlamadan Açık Lise’ye geçen bir öğrenci 54 kredi ile AÖL macerasına başlamış olur.

DERS SEÇME İŞLEMİ NASIL YAPILIR?

Yeni kayıt olan öğrenciler ve kayıt yenileyenler için ders seçmenin çok önemli kuralları vardır. Bu da ders seçerken;

İlk önce ”öğrenci girişi”nizde bulunan ”zorunlu dersler” sekmesinde bulunan derslere bakmanız gerekiyor. Ve ders seçim ekranınızda yazan derslere göz gezdirmelisiniz. Ders seçim ekranında dersleriniz ve numaralarıyla birlikte ”ortak”, ”alan (alanlı okuyacaklar için)” ve ”seçmeli” ibareleri bulunur. Öncelikle şunu aklınızda bulundurun. ”zorunlu dersler” kısmında ders oldukça ders seçerken ”seçmeli” ibareli dersleri görmezden gelin, sakın seçmeyin.

Her dönem kayıt yenileyen öğrencilere sistem 30 kredilik ders seçme hakkı verir. Ve o dönem kaçıncı döneminizse, o ve alt numaralı dersler seçebilirsiniz. Yani örneğin 3. döneminizse 1-2 ve 3. dönem dersi seçebilirken, 4 ve yukarısı dersi seçemezsiniz. Her kayıt yenilemede döneminiz arttıkça ders seçebileceğiniz numara da artacaktır. Döneminize bakarken, ”AÖL’de okuduğu dönemi” değil, ”Toplam dönemi” dikkate almanız gerekiyor.

ALANLI OKUYANLAR NASIL DERS SEÇMELİ?

İlk önce alanlı okuyan öğrenciler, ders seçimini yanında ”ortak” yazan derslerden 20, ”alan” yazan derslerden ise 10 kredilik seçmesini tavsiye ederim her dönem.

ALANSIZ OKUYANLAR NASIL DERS SEÇMELİ?

Alansız okuyanlar için adı üstünde alan olmadığı için zorunlu derslerinde ”alan” ibareli dersler olmayacaktır. Dolayısıyla her dönem ders seçerken ders seçme hakkınız olan 30 kredinin tamamını ”ortak” yazılı derslerden seçmelisiniz. Eğer “ortak” dersleri seçtiğinizde, o dönem alabileceğiniz ortak ders kredisi 30’a ulaşamıyorsa (örneğin o dönem 25 kredilik ortak ders seçip, daha fazla ortak ders seçemiyorsanız) geri kalan krediyi “seçmeli” derslerden seçip tamamlamalısınız.

SEÇMELİ DERSLER NEDİR?

Açık Öğretim Lisesi’ni okuyan birçok öğrencinin mezuniyetini geciktiren bir yanlış anlamadır aslında seçmeli ders. Örneğin bir öğrenci ders seçerken, karşısına çıkan ”Matematik (ortak) ve Turizm (seçmeli) ibareli derslerden doğal olarak kolay olanı seçip ”hem rahat geçerim, hem kredimi alırım” düşüncesiyle seçmeli ders olan Turizm’i tercih edebilir. AMA BU SON DERECE YANLIŞTIR. Seçmeli dersin sisteme koyulma amacı ”zorunlu dersler” kısmından yazan tüm ”ortak” ve (alanlı okuyanlar için) ”alan” yazan derslerin bitmesi üzerine mezuniyet kredisinin 192’ye ulaşamadığı durumlarda bu krediye ulaşmak için başvurmaktır. Örneğin ders seçerken ”zorunlu dersler” butonuna bakan bir öğrenci burada ”öğrencinin hiç zorunlu dersi bulunmamaktadır” ibaresini görürse ve kredisi henüz 192’ye ulaşmamışsa seçmeli dersler adı altındaki dersleri işte o zaman seçmesi gerekir.

Yani unutmamanız gereken en önemli püf noktası budur. Sistemde zorunlu dersi olan bir öğrenci ders seçiminde ”seçmeli
dersler”den uzak durmalı, zorda olsa kolayda olsa yanında ”ortak” ve ”alan” yazan dersleri seçmelidir…

KİTAPLAR NEREDEN ALINIR, DERSLER ZOR MU?

Kitaplar geçtiğimiz seneden itibaren yönetmelik değişikliğiyle Halk Eğitim Merkezlerinden değil, semtinizde bulunan yetkili örgün liselerden alınıyor. Ve herhangi bir ücret ödenmiyor. Kitaplarınızı almaya gitmeden önce ünitelerini, şu adresten kontrol ederseniz eski basım kitapları alıp, sınavda hüsrana uğraşmak zorunda kalmazsınız;

http://egitek.meb.gov.tr/aok/Aok_Kitapl … ar_Aol.htm

Dersler zor değil, tabi ki çalışana. Örneğin ilk başta garipseseniz de özellikle sözel dersleri bir-iki sınav sonra soru sisteminin verdiği tanımışlıkla çok kolay geçersiniz. Tabi Matematik ve Geometri gibi sayısal dersleri, başınızda öğretmen olmadan anlamak zor. Bu yüzden ek materyaller, Internetten ders anlatım videoları vs.. yardımcı olabilir. Sitede arkadaşların önerdiği bir ders anlatım sitesi var: http://www.ekolhoca.com Buradan da faydalanabilirsiniz..

SINAVLAR NASIL YAPILIYOR?

Öncelikle AÖL sınavları merkezi sınav sistemi usulüyle tüm illerde yapılıyor ve sürekli yeni sınav merkezleri de ekleniyor var olan sınav yerlerine. Sınavlar çoktan seçmeli yani test usulüyle yapılıyor ve 4 şıktan oluşuyor (ÖSYM sınavları gibi 5 şık değil.) Ve çok saçma bir uygulama olan 3-4 yanlışın 1 doğruyu götürme durumu AÖL sınavlarında bulunmuyor.

Sınavlar iş takviminde yazan tarihlerde hafta sonu Cumartesi ve Pazar iki gün, dört oturumda yapılıyor. Yani ilk oturum saat sabah 10.00’da, ikinci oturum öğleden sonra 14:00’te yapılıyor. Ve öğrencilere oturum başı 2.5 saat soru çözme zamanı veriyorlar.

30 kredilik ders seçim hakkımız var demiştim her dönem. Ve bu da aşağı yukarı 11-15 arası ders yapar ve sınavlarda oturum başı en fazla 6 dersten sınava girilebilir. Tabi genelde en fazla 4 ders oluyor oturum başı sınava girilen ders sayısı. (Örneğin, Cumartesi saba 10:00’da 4 dersten, öğlen 14:00’de 3 dersten sınava girmek gibi).

Her ders için 20 soru soruluyor ve 100 üzerinden değerlendirildiği için soru başı 5 puan ediyor. Ve bir dersi geçmek için 20 sorudan 9’unu doğru çözüp, 45 almak yeterli. Örneğin Matematik 1 dersinin kredisi 4’tür ve öğrenci bu dersin sınavında 45’te alsa, tüm soruları doğru yapıp 100’de alsa alacağı kredi 4’tür. Tabi ne kadar yüksek puan o kadar iyi bir diploma puanı edeceği için, üniversite düşünenler, 45 alarak geçmekten ziyade yüksek notla geçmeyi hedeflemelidir.

DERSLERDEN KALININCA OKULDAN ATILMA VAR MIDIR?

Açık Öğretim Lisesi’nde okuma hakkı sınırsızdır. Siz tasdikname almayı istemediğiniz sürece okuldan atılamazsınız. Yalnız 12 dönem üstüne çıkan bir öğrencinin lise öğrencisi olarak faydalanabileceği haklar elinden alınır. (Örneğin indirimli ulaşım kartı almak gibi, İstanbul’da Açık Liselilerin zaten böyle bir hakkı yok, diğer bazı iller için geçerli). Her dönem kayıt yenileme tarihlerinde ”kayıt yenileme” yapmak gerekir. Bir dönem kayıt yenilemeyen bir öğrencinin durumu ” donuk” iki dönem üst üste kayıt yenilemeyenler ise ”silik” öğrenci durumunua düşer ve sınavlara giremez. Ancak istedikleri zaman kayıt yenileme döneminde tekrar ”aktif” öğrenci olmak hakları saklıdır.

AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ ÖĞRENCİLERİ, İNDİRİMLİ ULAŞIM KARTI ALABİLİR Mİ?

AÖL öğrenciler, birçok ilde öğrencilere verilen indirimli seyehat kartı alabilmektedir. Paso da denen bu kartı İstanbul ilinde oturan öğrencilere nedense vermiyorlar. Ancak diğer birçok ilde bu hak tanınıyor. Bulunduğunuz ilin ulaşımla ilgili web sitesinden veya belediyelerinden sizlerin de bu hakka sahip olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz. Bu kartlara sahip olmak için yaş sınırı bulunmazken, “toplam dönemi 12 veya üzerine ulaşan öğrenciler, indirimli seyehat kartı alma şansını” kaybetmektedirler.

AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ ÖĞRENCİLERİ, OKURKEN ASKERLİĞİNİ TECİL ETTİREBİLİR Mİ?

2012 yılında değişen Askerlik Kanunu gereği, Açık Öğretim Lisesi düz lise programında okuyan öğrenciler de askerliklerini tecil ettirebilecekler. Durumu aktif olan öğrenciler, toplam 12 döneme kadar tecillerini yaptırabiliyorlar. Bunun için koordinatör liselerde doldurulacak ek-c2 belgesini askerlik şubesine teslim etmek yeterli.

EK SINAV NEDİR, KİMLER EK SINAVA GİREBİLİR?

Ek sınav, adı üstünde, eğitim yılı boyunca yapılan 3 sınavın ardından, eğer bir öğrenci mezun olmak için bir miktar krediye ihtiyaç duyuyorsa, o öğrencinin mezun olması için AÖL Müdürlüğü’nün verdiği son sınav hakkıdır. Genelde Eylül ayında yapılan bu sınav, her sene resmi olarak yapılacak diye bir durum yoktur. Gelen talebe bağlı olarak, AÖL Müdürlüğü ek sınav kararı alıp almama kararını web sitesi üzerinden duyurur.

Ek sınav yapılırsa, kimler bu sınava başvurabilir?

– Toplam dönemi en az 8 ve üzeri olanlar,
– Toplam kredisi 162 ve üzeri olanlar

Ek sınava başvurabilirler.

MEZUN OLANLAR ÖRGÜN LİSE MEZUNLARIYLA AYNI HAKLARA SAHİP OLACAK MI?

Açık Öğretim Lisesi, diğer tüm ortaöğretim kurumları ile aynı statüdedir ve mezunları aynı haklara sahiptir. Mezun olanlardan, üniversiteye gitmek isteyenler ÖSYS sınavlarına girebilir, yaşı 20’yi geçmeyen erkekler diplomalarıyla 3 sene askerliği tecil etme hakları vardır.

AÖL MEZUNLARI, TIP, HUKUK, MÜHENDİSLİK VB.. BÖLÜMLERİ OKUYABİLİR Mİ?

Açık lise mezunları da, tıpkı örgün liselerde olduğu gibi, üniversite sınavlarında yeterli puanları alabilirlerse, örgün tüm üniversite bölümlerini okuyabilirler. Bu bölümler arasında Tıp, Hukuk ve Mühendislik bölümleri de mevcuttur.

MEZUN OLUNCA DİPLOMADA HANGİ OKUL İSMİ YAZACAK?

Açık Öğretim Lisesi mezunları, okuldan mezun oldukları zaman, diplomalarında “mezun oldukları okul” kısmına “Açık Öğretim Lisesi” yazacak.

Şu linkten bir arkadaşımızın AÖL diplomasının resmine bakabilirsiniz;

http://imageshack.us/photo/my-images/25 … a.jpg/sr=1

MEZUN OLMADAN ÜNİVERSİTE SINAVLARINA GİRİLEBİLİR Mİ?

ÖSYM’nin düzenlediği üniversite sınavlarına son sınıfta giren örgün lise öğrencileri gibi, AÖL öğrencileri de, başvurmak istedikleri senenin ilk dönemi itibariyle (yani Ocak sınavına girmeden) kredileri 102 veya üzeri olup, dönemi ise en az (ilk dönem kayıt yenilemesi ile) 6 ise YGS sınavına başvurabilirler.

AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ MEZUNLARI, ÖRGÜN LİSELER GİBİ ÜNİVERSİTE SINAVLARINDA AOBP (OKUL PUANI) ALACAKLAR MI?

Birçok spekülasyon yapılıyor ve “AÖL öğrencileri örgün mezunlar gibi AOBP okul puanı kazanamıyor.” deniyor. Bu tamamen yanlıştır. Açık lise mezunları da, tıpkı herhangi bir örgün lise öğrencisi gibi AOBP puanı alıyor, üniversite sınavlarına eklenen bu puanlarıyla da, yerleştirme puanları ortaya çıkıyor.

AÖL’de de, tıpkı örgün liselerde olduğu gibi, AOBP puanı (2012 itibariyle) en az 15, en fazla 75 puan olarak hesaplanıyor. Ve AÖL öğrencileri genelde 82 civarı veya üstü diploma notu alınca, en yüksek AOBP olan 75 (yani 500) tam AOBP okul puanı kazanıyorlar.

2016 Yılı Yeni Gelinlik Modelleri 15 Adet

2016 yılına özel en yeni gelinlik modellerini bir araya getirdik. Beğendiğiniz gelinlikler hakkında sayfamıza yorum bırakabilirsiniz.

 

Gelinlik Modelleri 2016

Değerlendir

 

Ayak Parmaklarında Kaşıntı, Kızarma ve Morarma

timthumb[1]Ayak parmaklarında kaşıntı ve kızarma daha sık olan bir durumdur. Ayak parmaklarında kaşıntı eğer ayak alerjiye neden olacak bir yere temas etmediyse ayak mantarının bir belirtisi olabilir. Hastaneye ayak parmaklarında kaşıntı ve kızarık ile giden hastaların çoğunda ayak mantarı teşhisi konulur.

Ayak tabanında ve topuğunda deri serttir. Fakat ayak parmakaları arasında deri incedir. Derinin ince olması enfeksiyonlara açık olması demektir. Ev içinde çıplak ayaklar geziyorsanız, ayaklarınız çok fazla terliyorsa ve kendinizin olmayan ayak bakım ürünü veya terliği kullanıyorsanız enfeksiyona bağlı cilt sorunları yaşayabilirsiniz.

Ayak mantarında parmak aralarında kaşıntı, kızarma, kuruma ve pul pul dökülme görülür. Tedavisi uzun sürer fakat mantar geçer. Tekrarlayabilen bir durumdur. Bu nedenle bazı önlemler almak gerekir. Pamuklu çoraplar giymek, her gün yeni çorap giymek, ayakların hava almasını sağlamak, ayaklar uzun süre ayakkabıda durunca ılık su ile ayakları yıkamak, çok sıkan ayakkabılardan kaçınmak ve başkasının ayak ürünlerini kullanmamak gibi önlemler alabilirsiniz.

Diğer nedenler

Alerji: Ayaklarda kaşıntı ve kızarıklığa yol açar. Ayak mantarında da olduğu gibi morarmalara yol açmaz.

Egzama: Ayaklarda kaşıntıya, morarmaya, şimeye ve kızarıklığa yol açabilir. Birçok çeşidir vardır. Bulaşıcı değildir. Cildi temiz ve yağlı tutmak gerekir. En etkili ilacı zeytinyağıdır.

Parmakların incinmesi veya parmak kemiklerinin kırılması: Bu durumda genellikle ayaklarda morarma ve şişme oluşur. Kaşıntı görülmez.

Diyabet: Ayaklarda ve ayak parmaklarında morarma, şişme, kaşıntı, şişlik olabilir. Şişlikler ödemler sonucunda olur.

İlaçların yan etkileri: Bazı ilaçlar yüksek dozda kullanıldığında ayaklarda ve ayak parmaklarında yan etkilere yol açabilirler. Ayak parmaklarında şişme, morarma, kaşıntı gibi sorunlar olabilir.

Ayak sağlığını korumak için yapılması gerekenler

Sebebi her ne olursa olsun ayağınızda veya ayak parmağınızda kaşıntı, kızarıklık, morarma veya şişlik varsa mutlaka bir doktora başvurmalısınız ve tedavi olmalısınız.

-Ayaklar her gün düzenli olarak yıkanmalı ve parmak araları çok iyi kurulanmalıdır.
-Çoraplar her gün değiştirilmeli ve terleme olmaması için pamuklu çorap tecih edilmelidir.
-Ayakkabı şeçimine dikkat edilmelidir. Ayağa uygun ayakkabı alınmalıdır.
-Ayak problemleri genelde çocukluk döneminde başlar. Bu nedenle küçük yaşta sorun büyümeden önlem alınmalıdır.

%d blogcu bunu beğendi: